Ölümlü veya yaralanmalı bir iş kazasından sonra açılan ceza soruşturmasında en kritik sorulardan biri, sorumluların taksirle mi yoksa bilinçli taksirle mi hareket ettiğidir. Bu ayrım cezayı doğrudan değiştirir. Nitelendirme mahkemeye aittir; ancak nitelendirmenin dayandığı olgular, büyük ölçüde teknik incelemeyle ortaya konur.
Taksir, bilinçli taksir ve olası kast
- Taksir: Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, suçun kanuni tanımındaki neticenin öngörülmeden gerçekleştirilmesidir (TCK m.22/2).
- Bilinçli taksir: Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesidir. Bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.22/3).
- Olası kast: Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesidir; ceza belirgin şekilde ağırdır (TCK m.21/2).
Bilinçli taksir ile olası kast arasındaki fark, neticenin “kabullenilip kabullenilmediği”dir. İş kazası dosyalarının büyük bölümü taksir ve bilinçli taksir ekseninde tartışılır.
İş kazalarında gündeme gelen suçlar
| Suç | Temel ceza |
|---|---|
| Taksirle öldürme (TCK m.85/1) | İki yıldan altı yıla kadar hapis |
| Birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma (TCK m.85/2) | İki yıldan on beş yıla kadar hapis |
| Taksirle yaralama (TCK m.89/1) | Üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası; yaralanmanın ağırlığına göre artırılır |
Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak bilinçli taksir hâlinde bu kuralın istisnaları vardır (TCK m.89/5). Bu da bilinçli taksir tartışmasını yaralanmalı kazalarda ayrıca önemli kılar.
Ceza sorumluluğu kimdedir?
Ceza sorumluluğu kişiseldir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz (TCK m.20). Bu nedenle bir şirkette yaşanan kazada soruşturma; şirket yetkilileri, işveren vekilleri, üretim veya bakım yöneticileri, ustabaşı, alt işveren yetkilileri ve iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri gibi gerçek kişilere yönelir. Hangi kişinin hangi yükümlülüğü taşıdığı, görev tanımları, yetki devirleri ve fiilî uygulama birlikte incelenerek belirlenir.
Ayrımı belirleyen teknik olgular
Bilinçli taksir tartışmasının merkezinde tek bir soru vardır: Sorumlu kişi, kazaya yol açan tehlikeyi önceden biliyor muydu? Bu sorunun cevabı, dosyadaki belgelerden ve saha bulgularından çıkar.
| Olgu | Taksir yönünde | Bilinçli taksir tartışması yönünde |
|---|---|---|
| Risk değerlendirmesi | Tehlike belirlenmemiş, kimse fark etmemiş | Tehlike yazılı olarak belirlenmiş, önlem uygulanmamış |
| Önceki uyarılar | Yazılı bildirim yok | Onaylı deftere yazılmış tespit, İSG kurulu kararı veya hayati tehlike bildirimi var (6331 s.K. m.8) |
| Önceki olaylar | Benzer olay yaşanmamış | Aynı noktada ramak kala veya kaza kaydı var |
| Fiilî uygulama | Aykırılık tek seferlik | Aykırı yöntem yöneticinin bilgisi dahilinde sürekli uygulanıyor |
| Talimat | Tehlikeli işe yönlendirme yok | Tehlike bildirildikten sonra işe devam talimatı verilmiş |
Tablodaki olgular kendi başına bir nitelendirme değildir. Örneğin önceki bir uyarının varlığı, uyarıdan sonra önlem alındığını gösteren kayıtlarla birlikte okunduğunda işverenin lehine de olabilir. Teknik inceleme bu yüzden belgeleri tarih sırasıyla ve birbirine bağlayarak değerlendirir.
Dosyada bakılacak belgeler
- Kaza tarihindeki risk değerlendirmesi ve revizyon geçmişi
- İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin onaylı defter kayıtları
- İSG kurulu toplantı tutanakları
- Ramak kala ve önceki kaza kayıtları
- Bakım, arıza ve periyodik kontrol raporları
- Görev tanımları ve yetki devri belgeleri
- Kamera kayıtları, vardiya çizelgeleri ve iç yazışmalar
Müdafi veya katılan vekili, bu belgeler üzerinden hazırlanacak bir bilimsel mütalaayı dosyaya sunabilir (CMK m.67/6). Ayrıntılar için ceza dosyasında bilimsel mütalaa rehberine bakabilirsiniz.